Post Top Ad

22 Ocak 2014 Çarşamba

Ne Güzeldir!


Dört gözle beklediğiniz bir haberin gelmesi.

Ağrının dinmesi..

Yıllar sonra bir gün bir yerde, çocukluğunuzda annenizin sizin için yaptığı kurabiyelere rastlamak...

Yağmurdan sonra, açan güneş...

Buz gibi sokaktan sıcacık eve girmek...

Yorgunluktan bitmişken yatağa uzanmak...

Tutuğunuz takımın ezeli rakibini yenmesi...

Kızgın kumlarda uzun uzun yattıktan sonra bedeni denizin serinliğine bırakmak...

Sabahları kızarmış ekmek kokusuyla uyanmak...

Bir doktor muayenehanesinin kapısından, şüpheleri dağıtmış olarak sevinçle çıkmak...

Yaz sıcağında, bir öğle uykusunun mahmurluğunu, buz gibi bir dilim karpuzla atmak...

Bir bahçenin önünden geçerken duyduğunuz hanımeli kokusu...

Sabah uyanıp o gün tatil olduğunu hatırlamak...

"Artık bitti" derken sizi arayıvermesi...

Yaşlı ana babanızın, hala çaldığınız kapının arkasında ya da hattın öbür ucunda olması...

Fırından yeni çıkmış ekmeğin köşesi...

Bir köşede birbirine sarılmış uyuyan kediyavruları...

Evinizden, pişmekte olan etli biber dolması kokusunun yayılması...

Soğuktan titrerken elinize tutuşturulan bir bardak çay...

Meteliksiz bir gününüzde, çoktandır giymediğiniz ceketinizin cebinden para çıkması...

Onunla ilk kez yalnız kalmak...

Uzun, sıcak bir yürüyüşten sonra karşınıza çıkan bir çınaraltı.

Sabahtan beri ayağınızı vuran ayakkabıları çıkardığınız an...

Sudan bir sebeple küstüğünüz arkadaşınızla barışmanız...

Yıkanmış, ütülenmiş, mis gibi kokan yatak takımlarını koynunda uyumak...

Bir sandalın kenarına oturarak bacakları denize sallandırmak...

En sevdiğiniz yemeğin ilk lokmasını ağzınıza aldığınız an...

En önemlisi,

nefes almak,

konuşmak,

duymak,

yürümek,

görmek,

anlamak...

"Ne güzeldir"...

ve ne güzeldir; arkadaşlarınızdan, sevdiklerinizden alacağınız sıcacık bir merhaba...

MERHABA....... 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder