Post Top Ad

11 Şubat 2014 Salı

Annenin Tarifi

ANNE TARİFİ

Bizleri doğuran, büyüten ve karşılıksız seven annelerimiz. Onlar hayatımızın her döneminde en önemli dayanağımız. Peki annelerimizden ‘hayat okulu’nun öğretim yılı boyunca neler öğrendik?

ANNE TARİFİ

Beş tutam karşılıksız sevgi

İki demet fedakarlık

Üç çorba kaşığı anne kokusu

Bir su bardağı melek

10 gr. insanlık

Dört adet olgunluk

Üç diş sabır

Dünyanın en kutsal mesleği annelik. Bir cana can vermek, onu dokuz ay karnında taşımak, doğduğu an bebek kokusunu içine çekmek, büyütmek, eğitmek, kalbi yavrusu için farklı atmak, didinmek, fedakarlık yapmak… Evladının büyüdüğünü adım adım izlemek, onunla arkadaşlık kurmak ve daha sonra belki anneanne veya babaanne olmak… Henüz anne değilim ama kendi annem ve çevremdeki annelerden gözlemlediğim kadarıyla anne olmak gerçekten büyük bir erdem. Hayatınızı film şeridi gibi gözünüzün önünden geçirecek olursanız, tüm okullardan önce annenizden diploma aldığınızı fark edersiniz. İşte hayat okulu boyunca annemizden aldığımız derslerden bazıları…

Sevmek

Pek sevdiğim bir şarkı var: ‘Sevmeyi öğrendim annemin kucağında’ der… Gerçekten de annelerimizin bize verdiği sevgiyle birlikte, onların kucağında sevgiye gözlerimizi açıyoruz. Anne yüreğiyle birlikte bizlere sevgi kapılarını sonuna kadar açan annelerimizden, insanları ve dünyayı sevmeyi öğreniyoruz. Sevgi içinde büyüyen çocuk, ileride aynı sevgiyi başkalarına da verebiliyor…

Affedici ve Doğru Olmak

Her insan mutlaka hata yapar. Önemli olan yapılan yanlışların tekrar edilmemesidir. Hepimiz küçüklüğümüzde yanlış davranışlarda bulunmuşuzdur ve annemiz de bize kızmıştır. ‘Kızmak’ tabiri aslında biraz ağır kalabilir. İyiliğimiz için, yaptığımız hatanın neden ‘yanlış’ olduğunu bize uygun bir dille anlatmıştır. İşte annelerimizden aldığımız önemli bir ders; hata payını en aza indirerek ‘doğru ve düzgün’ bir insan olmak. Ancak hata karşısında peşin hükme varmadan affedici olmayı da bilmek… Kısaca insanları oldukları gibi kabullenmek.

İyiyi ve Kötüyü Ayırt Etmek

Annelerimiz küçüklüğümüzde belki pek hoşumuza gitmese de bizim için doğru olmayan şeyleri anlatmaya çalışırlar. O anda bize sıkıcı ve anlamsız gelen öğütler, büyüdüğümüz zaman iyiyi ve kötüyü ayırt ederek kendi kararını kendi verebilen, bağımsız bir birey olmamızı sağlar.

Güven Duygusu

En çok annemizin yanında kendimizi güvende hissederiz. İlk sevgilimizi annemize anlatıp, bir derdimiz olduğunda en kolay onun yanında ağlayabiliriz. Sevdiğimiz birinden destek ve güven almak, başkalarına karşı güven duygumuzun gelişmesine yardımcı olur. Sıcak bir aile ortamında ve sevgi dolu bir anne kucağında büyüyen çocuklar, kendilerine güvenli kişiler olarak yetişirler.

Bakımlı ve Şık Giyinmek

Hayatımızda gördüğümüz ilk kadın modeli annemizdir. Küçükken annemizin makyaj çantasından rujlarını aşırıp sürmeyenimiz yoktur herhalde. ‘Hemen büyüyüp de makyaj yapayım. Süslenip püslenip davetlere gideyim’ diye ne rüyalar görmüşüzdür kimbilir! Hele ki karşımızda güzel ve bakımlı bir anne modeli varsa, küçük yaşlardan itibaren kozmetik ürünleri ve giyimle haşır neşir büyümüşüz demektir.

Sabırlı Olmak

‘İki saat daha çalışıp ödevlerini bitirirsen sana dondurma alacağım’ veya benzeri sözleri hepimiz duymuşuzdur annemizden. Yapmamız gereken işi sabırla bitirmeyi ilk öğrendiğimiz yer annemizin okuludur. Önceleri ufak ödüller ve oyunlarla öğrendiğimiz sabrın, hayat okulu için ne kadar gerekli bir vasıf olduğunu anlayınca, kişilik özelliklerimizin başına yerleşenlerden biri de ‘sabırlı olmak’ olur.

Paylaşmak

Bir sıkıntımız olur annemizle paylaşırız, bir sevincimiz olur yine annemize koşarız. Paylaşılan dertler azalır, mutluluklar ise paylaşıldıkça çoğalır. Küçük yaşlarda annemizden öğrendiğimiz ‘paylaşım’ duygusunu, ilerleyen yıllarda paylaşmayı bilen bir kişiliğe dönüşür…

Yazar:Hayat C.Cankorel

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder